Dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından tanınan Nokia zil sesi, cep telefonlarının icadından çok önce bestelenmiş bir müzik parçasından gelmektedir. İspanyol besteci Francisco Tárrega’nın 1902 yılında kaleme aldığı bir valsin kısa bir bölümü, zamanla teknoloji tarihinin en bilinen seslerinden biri haline dönüştü.
1990’lı yıllar ve 2000’lerin başında Nokia telefonların simgesi haline gelen bu melodi, ofislerden restoranlara, toplu taşıma araçlarından sokaklara kadar pek çok yerde duyuluyordu. Birkaç notadan oluşan bu kısa parça, telefonun markasını anlamak için genellikle yeterli oluyordu.
Ayrıca Nokia, bu zil sesi için tamamen yeni bir beste yaptırmadı. Şirket, klasik gitar için yazılmış eski bir eserin belirli bir kısmını kullanarak basit bir müzik parçasını evrensel bir marka sembolüne dönüştürdü.
Nokia zil sesinin kökeni 1902 yılına dayanıyor
Nokia’nın tanınmış zil sesinin kaynağı, İspanyol besteci ve gitarist Francisco Tárrega’nın 1902 yılında bestelediği Gran Vals adlı eserdir. Klasik gitar için yazılan bu valsin kısa bir kısmı, yıllar sonra milyonlarca cep telefonunda çalacak melodinin temelini oluşturdu.
Eserin müzikal geçmişi oldukça ilginçtir. Tárrega’nın bestesi, Frédéric Chopin’in Grande Valse Brillante adlı eserine atfedilen bir müzikal motifle bağlantılıdır. Ancak Nokia telefonlarında çalınan ünlü melodi, doğrudan Tárrega’nın Gran Vals eserindeki bölümden alınmıştır.
Peki, klasik gitar için bestelenen bu melodi nasıl oldu da cep telefonlarının en bilinen zil seslerinden biri haline geldi?
Klasik gitar melodisi cep telefonlarına nasıl entegre edildi?
Melodinin teknoloji dünyasındaki yolculuğu, 1990’ların başlarında başladı. Nokia, Nokia 1011 modeli için kullanılabilecek bir müzik arıyordu ve yeni bir beste yaptırmak yerine Tárrega’nın eserinden faydalandı.
1993 yılında Nokia yöneticileri Anne Vanjoki ve Lauri Kivinen, şirketin ticari marka sesi olacak melodiyi belirledi. Bir yıl sonra piyasaya sürülen Nokia 2110 modelinde de bu melodi, telefonun önceden yüklenmiş zil sesleri arasında yer aldı.
Başlangıçta bugünkü adıyla anılmayan melodi zamanla Nokia ile özdeşleşti. 1998 yılı itibarıyla ise şirketin ünlü zil sesi “Nokia Tune” adını aldı.
Nokia zil sesi günde 1,8 milyar kez duyuluyordu
Nokia telefonların dünya çapında yaygınlaşmasıyla birlikte melodinin tanınırlığı hızla arttı. Özellikle Nokia 3310 gibi modellerin popüler olduğu dönemlerde bu kısa ses günlük yaşamın sıradan bir parçası haline geldi.
2009 yılında yayımlanan tahminlere göre Nokia zil sesi dünya genelinde günde yaklaşık 1,8 milyar kez duyuluyordu; bu da saniyede yaklaşık 20 bin kez çaldığı anlamına geliyordu.
Bu rakam kesin ölçümlere dayanmayan tahmini verilerdir ancak melodinin ne denli geniş kitlelere ulaştığını göstermektedir.
Ünlü melodi neden artık daha az duyulmakta?
Akıllı telefonların yaygınlaşması kullanıcıların zil sesi tercihlerinin de değişmesine sebep oldu. Artık birçok kişi sevdiği şarkıları veya kişiselleştirilmiş melodileri tercih ediyor. Ayrıca Nokia’nın cep telefonu pazarındaki eski gücünü kaybetmesi de ünlü zil sesinin günlük hayatta daha az duyulmasına yol açtı.
Buna rağmen “Nokia Tune”, özellikle eski cep telefonlarıyla büyüyen nesiller için hala kolayca tanınabilen bir melodi özelliğini koruyor. Yıllar içinde çeşitli müzik yorumlarına ve popüler kültür örneklerine de ilham verdi.
1902’de klasik gitar için bestelenen kısa bir vals bölümü böylece yüzyıl sonra dünyanın dört bir yanındaki telefonlardan duyulan ikonik bir sese dönüştü. Besteci Francisco Tárrega’nın muhtemelen öngöremeyeceği bu yolculuk, birkaç notanın bile küresel ölçekteki büyük teknoloji markalarının simgeleri haline gelebileceğini gösteriyor.